Yoksulluk İçimizde. Mustafa Kutlu'nun 81 yılında yazdığı güzel ve sade kitabı. Neden yazım tarihini verdim? Bir huyum vardır, okumadan önce kitapların basım tarihlerine bakarım. Ne zaman yazıldığını bilmek önemlidir iyi bir tahlil için. Bu kitabın tarihine baktığımda şaşırdım çünkü sanki daha dün yazılmış gibi. Demek istediğim 81'de içimizdeki yoksulluk nasılsa bugünlerde de öyle. Hatta artık içimizden dışarıya da sirayet etmiştir.
Kitapta iki önemli karakter, Süheyla ve Engin.
Engin, dünya malı için sevdiğini terk ederken, Süheyla, "Hayyalel felah" çağrısına uymak için vazgeçiyor sevdiklerinden ve içindeki yoksulluğu, yoksulluğu da zenginliği de verene hicret ederek bitiriyor. Onun yaptığı bu hicret en önemli hicrettir çünkü fikren, ruhen ve kalben yapmıştır. İnsan ilk önce bu hicreti tamamlamalıdır, zira bedenler yenilse de hicret eden ruh yenilmez. Bunun tam tersini yapmakta olan, yani felahı ilk önce bedenen hicret ederek bulmaya çalışan Engin ise içindeki boşluktan kurtulamaz. Eski mahallesine döner Engin kurtuluşu bulmak için ama bulamaz çünkü her şey değişmiştir. Değişim bir rüzgar gibidir bazen insanın hoşuna gitse de unutulmamalıdır ki rüzgar, kasırgaya dönüşebilir ve insan ne kadar sağlam bir çınar olsa da bu kasırga insanı kökünden söküp sürükleyebilir. Bundan kurtulmanın yolu sadece toprağa sımsıkı sarılmak değil, birleşerek bir orman olmaktır.
Enginin yaptığı iki hata- ruhen hicret etmeden bedenen hicret etmek ve değişimi unutmak- bugün de bizim sorunumuz değil mi? Bir sıkıntıyla, bir sorunla bizi"öğüten bu dünya değirmeninde" karşılaştığımızda kendimizi sahile,parka sessiz bir köşeye gitmiyor muyuz, daha da kötüsü sigara ve alkolün kollarına atmıyor muyuz? Gidiyoruz, atıyoruz. Hicretimiz Allah'a olacakken nerelere ve nelere oluyor. Ve sonra sıkıntılarımız artıyor, artıyor,artıyor. Bunun bir nedeni ise, değişime kaptırmış olmamız kendimizi. Değişen bu dünya bizi Allah'ı anmaktan, kitabını anlamaktan alıkoyuyor. Hicreti, moda mekanlara, mağazalara, tekel bayilerine yapmamıza neden oluyor. Ve sonunda olan oluyor, yoksulluk içimizde olmuyor sadece.
Yoksulluk,
Allah'ı zikretmediği için kalbimizde,
İsrafa gittiğimiz için rızkımızda,
Düşünmediğimiz için düşüncelerimizde,
Haset beslediğimiz için sevgimizde,
Kibirlendiğimiz için saygımızda,
Mazlumları düşünmediğimiz için dualarımızda
...
oluveriyor.
Kısacası ilk önce yapmamız gereken:
"Allah'a firar edin"(Zariyat 50)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder