7 Mayıs 2016 Cumartesi

ENGELLER

Vezneciler metrosunu kullanan bilir. Gelen ve giden yolculara yolu göstermek için köşeleri dönerken yolu  ikiye ayıran şeritler vardır. Sırf o metroda değil çoğunda vardır. Dediğim gibi yolu ikiye ayırıp yol gösterirler. Ama bazı insanlar var ki bu ufak engelleri atlar, sırf bir kaç metre yolu kısaltabilmek için. Doğru yoldan gidince yol birazcık uzuyor. İşte insanlar bu ufak engeli geçip köşeyi hemen dönmektedirler. Evet, isteklerine kavuşurlar ama köşeyi döndüklerinde karşıdan gelen insan kalabalığının içinde kalırlar, onlara çarparlar. Yavaşlarlar...
Hayatta da böyle, insanlar ufak engellerden atlayarak, sınırları aşarak, kuralları çiğneyerek köşeyi döneceklerini sanıyorlar. Ama döndüklerinde metroda ki gibi karşıdan gelen insanların, kalabalığın, ve daha nicesinin ayakları altında eziliyor,yavaşlıyor, akıntıya karşı kürek çekmeye çalışıyorlar. Oysa bu engellerin bazıları, başta da dediğim gibi, insana yol göstermek içindir. Dağ yollarının kenarındaki bariyerler gibi, Onlar seni engellemez, uçurumdan uçmanı önler. 
İnsanın, engelleri, sınırları kuralları olmalı. Yoksa yoldan çıkar gider. Tıpkı tabelasız yolda varacağı yere ulaşmaya çalışan bir şoför gibi. 
Tabi ki her engele,kurala ya da sınıra insan gözü kapalı uymamalı. Hayatta iyiye götürenler olduğu kadar kötüye götürenler de mevcut.
Yapılması gereken, onların iyi bilinmesi. Hayat yolunda ehliyet sahibi olmak için sınavı geçmek, sınavı geçmek için de neyin ne olduğunu bilmek şarttır.  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder