5 Eylül 2016 Pazartesi

YAZMAK

Uzun zaman yazmak için kalemi ele almamak insanı duygu ve düşünce zindanında hissetmesine sebep oluyor. Hele ki yazmak için hiç niyet etmemiş olanlar onları saran dört duvardan dahi haberi olmayanlardır. Yazmak belki de 6. hissimizdir ki bu diğer 5 hissin birleşmesiyle ortaya çıkmaktadır.  Belki vefasızlığı görür, yalanları işitir, sahte kişilikleri koklar, yalnızlığı hisseder ve acıları tadarız. Sonucunda ise kalp beş hissi toplar tek ve yoğun bir hisse- yazma eylemine- dönüştürür. Evet, belki hayvanlardan bizi ayıran özelliğimiz düşünmektir ama düşünceler dökülmüyorsa yazıya kumdan kale gibi bir dalgada yok olur gider. 
 Her zaman biri bulunmuyor konuşmak için her şeyi 
lakin elde varsa bir kağıt bir de kalbin kalemi 
yalnızlık hafifliyor.
 Ne anlamaz değil seni ne de dinlemez. Anlattıklarını da anlatacak değil bir başkasına. 
Yaz ve at, yazAt ve sonunda y-azat. Kalbi dolduran her şey azat edilmiştir. 
 Duygular, düşünceler bir kuş misali kanatlanıp yükselmekte ve bir balık misali onlardan oluşan denizin en derinine yüzmekte.
 Kimse bilmemekte.
 Ne saçmalıklara aldırış eden, ne seni hayal kırıklığına uğratan var. Kağıt ve sen; üstelik insanlardan daha temiz bir kağıt. 
Ve yine denmektedir ki kitaplar en büyük dostumuzdur. 
Öyle ise;
Birkaç şey karalamak ise bizim bile bilmediğimiz 'kendimizdir'.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder